Eee 30 Agustos zafer bayrami coskusu sardi benide kalkip börek yaptim. Türkiyem Zafer bayramin kutlu olsun!
30 Ağustos 2009 Pazar
23 Ağustos 2009 Pazar
Anladım ki;
Anladım ki;
kendini seven insan güzel dans ediyor tangoda ve hayatta
Biliyordum, anlatmışlardı
Ancak uygulamamıştım şimdiye kadar
Aslında şu oluyor:
Kendini sevince kendine itina ediyorsun
Kendine itina edince yaptığın her şeye de itina ediyorsun
Yataktan kalkışına, yüzünü yıkayışına, yediğine içtiğine,
Sürecin başından sonuna kadar hepsine
Bu çok önemli zira:
Tek hayatın var senin
İş hayatın ayrı, özel hayatın ayrı, dans hayatın ayrı değil
Bir tarafta yaptığın diğer tarafa da yansıyor
O yüzden:
Merkezinde duracaksan dans ederken, yaşarken de dur
Alanına saygı göstereceksen dansta kendinin ve ortağının,
yaşarken de göster
Açık olacaksan dansta, hayatında da açık ol
Ezbere davranmıyorsan farkındaysan dans ederken, hayatında da yap bunu
Tek hayatın var senin
Hatırla:
Kendine gösterdiğin itina
Hayatın olarak geri döner sana
kendini seven insan güzel dans ediyor tangoda ve hayatta
Biliyordum, anlatmışlardı
Ancak uygulamamıştım şimdiye kadar
Aslında şu oluyor:
Kendini sevince kendine itina ediyorsun
Kendine itina edince yaptığın her şeye de itina ediyorsun
Yataktan kalkışına, yüzünü yıkayışına, yediğine içtiğine,
Sürecin başından sonuna kadar hepsine
Bu çok önemli zira:
Tek hayatın var senin
İş hayatın ayrı, özel hayatın ayrı, dans hayatın ayrı değil
Bir tarafta yaptığın diğer tarafa da yansıyor
O yüzden:
Merkezinde duracaksan dans ederken, yaşarken de dur
Alanına saygı göstereceksen dansta kendinin ve ortağının,
yaşarken de göster
Açık olacaksan dansta, hayatında da açık ol
Ezbere davranmıyorsan farkındaysan dans ederken, hayatında da yap bunu
Tek hayatın var senin
Hatırla:
Kendine gösterdiğin itina
Hayatın olarak geri döner sana
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Yaşam Devrimi
02.08.09
Sevgili ...........,
Uzun zaman oldu birşeyler yazmayalı. Nerden başlasam ki yazmaya bilmiyorum? O kadar çok yeni şeyle dolu ki yaşamım, sanırım devrim yaptım diyebilirim.
Şu anda bunları Bergene giden trende yazıyorum. Bir yandan da İbrahim Özgürün tangolar albümünü dinliyorum. Martin işe bende kursa başlamadan önce bir hafta kaçamak yapalım dedik. Martinin ablası Bergende oturuyor, kalacak yer sorunuda yok. Heeemmmmm yeniden dans etme imkanım da var. Herşeyin yeni olduğu bir yerde yeni bir yer görmek güzel olacak benim için :)
En son yazdıktan sonra, Martinle birlikte, Janne nin ( Martinin ablası) erkek arkadaşının ailesinin Tvedestrand-Norveçin güneyinde küçük bir kıyı kasabası- daki yazlığına 3 günlüğüne gittik. Ahhhh! Deniz kokusu gibisi var mı? İnsan içine çeker çekmez o kokuyu rahatlıyor. Janne hobi olarak balık tututyor. Bizede öğretti. Martin iki gün içersinde 9 balık tuttu bense 2 taneyle yetinmek zorunda kaldım. Vee tuttuğum balıklardan bir tanesi o kadar kıvrandıki dayanamadım suya geri bıraktım :) Balık tutmak tam bir sabır işi. Sanırım bana hiç bir zamn sahip olamadığım sabırı öğretecek tek iş. 3 günlük o geziden sonra evin yolunu geri tuttuk.
Ne zaman değişik birşey yapsam, korkutucu , heycan verici, cesaret gerektiren ve anneme anlatsam hep tepkisi şu olmuştur "Sen böcekten bile korkardın...." evet bu ay içersinde anneme aynı cümleyi tekrarlatacak şeyler oldu. Martin ve 10 kişiyle sjoa diye bir nehirde rafting yaptık. Dağlardaki karların erimesiyle oluşmuş bir nehir düşünün hem azgın hemde soğuk ( su soğukluluğu yaklaşık 2-5 derece arasındaydı) Kazayla bottan düşünce anladım ne kadar soğuk olduğunu. tur bitip karaya ulaştığımızda bacaklarım uyuşmuştu. Bu arada rafting rehberliği eğitimim hala devam ediyor. Bu ay içinde tek başıma ilk botumu idare edebildim( Tabiki Martinin gözetmenliğinde) Bence rafting bir nevi dans, tek fark dalgalarla dans ediyorsun... Gerçi büyük soromluluk...
Bu arada geçen mektubumda burada dans edemediğimden bahsetmiştim. Dans edemiyorum ama TANGO için birşeyler yapıyorum. Dikiş dikmeyi öğreniyorum. Eeee ne alaka diyeceksiniz olurda bir gün milonga gecesinde giyersem diye kırmızı kadifeden bir elbise diktim kendime :) Dikiş dikmek eğlenceli ama tek zor tarafı kendime diktiğim için ölçü almak zor oluyor.Bu konuda herhangi bir öneriniz olursa bana yazın olur mu? Ayrıca bu aralar Alper ( Ergökmen) ve Tuncay (Yılmaz) dan aldığım TANGO müziklerini çok sık dinler oldum. Müzikler için teşekkürler beyler :)
Geçenlerde ISSIZ ADAM'ı seyrettim. Damla ve İpeğin ben ankaradayken "Yanlız izlenmemesi gerek" diye bir türlü izletmedikleri film... Canım arkadaşlarım ne kadarda haklılarmış. MArtin izlemek istemediği için yanlız izlemek zorunda kaldım ve sonuç " Salya-sümük, hıçkıra hıçkıra" Veee o da yetmedi bir daha izledim. sonuç yine değişmedi. Çağan Irmak insanın ruhuna dokunmayı nasılda biliyor? Aaaa tabii unutmadan Harry Potter'ın son filiminide izledim. Hayal kırıklığı, gerisi gelecek bir sene daha bekleyin diyorlar resmen.
Burada eve yardın etmek için düzenli olarak çimleri biçiyor, bahçeden çilekleri topluyorum. Kokum tamamen değişti diyebilirim. Üzerimdeki şehir havası yerini taze biçilmiş çimen ve çilek kokusuna bıraktı. Ayrıca internette bulduğum tarifleri deniyorum zamn buldukça. Spor yapmak için o kadar çok olanak var ki, erken kalkarsam ormana koşmaya gidiyorum. Yanlız bir o kadar da acıkıyor insan, eee oksijen bol olunca bünye acıkıyorda acıkıyor. Umarım bir yolunu bulurda dengelerim.
Eeee... Sizler neler yapıyorsunuz? Evleneniz, nişanlananınız yada aşka düşeniniz var mı? Yazın bana... İnanın hiç düşünmediğiniz anlarda ben sizi düşünüyorum, özlüyorum. Ne tuhaf değil mi hayat bizim için içinde bulunduğumuz çember kadar. Zaman başka diyarlardan abşka yerlerdende geçiyor ancak hayatımız bizim merkezi olduğumuz çemberden ibaret. Yarıçapı ise bizim ne kadar uzağı görebildiğimiz, kimi ne kadar çembere dahil etmek istediğimiz kadar değil midir???
Umarım hep çemberinizin içinde bir nokta olurum...
Bir dahaki mektuba kadar kedinize iyi bakın arkadaşlar.
Sevgiler İrem :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
